Kürt Büyüklerinin Hayatları ve Eserleri

Kategori: Genel | 0

1-Ehmede Xani Kimdir?, Hayatı ve Eserleri 

17.yüz yıl’ da yaşamış olan Kürt kökenli Ehmede Xani; edebiyatçı, astronom, şair, tarihçi ve İslam alimi olan ünlü bir düşünürdür. 1651 senesinde Doğu Beyazıt’ da doğmuştur. Babası Hakkari’ li ve Xaniyan aşireti üyelerinden Şêx Elyaz’ tır.

Babası onu o dönemin popüler okullarından olan feqi okuluna başlatır. Burada Arapça öğrenen Xani, sonrasında Muradiye Medresesi’ne giderek eğitimini sürdürür. Sonrasında Urfa, Ahlat ve Bitlis gibi şehirlerde de eğitim gören Xani, Suriye, Mısır, İran gibi ülkeleri gezmeye başlar. Gençlik döneminde müderrislik ve İshak Paşa Sarayında kâtiplik yapmıştır. Ehmede Xanî’nin hem bir şair ve mutasavvuf olduğu kadar aynı zamanda da bir filozof edasında yaşamıştır.

Ehmede Xani, yaşamı boyunca Feqiye Teyran, Hipokrat, Platon, Aristo, Farabi, Firdevsi, Ömer Hayyam ve Nizamî gibi filozoflardan ve şairlerden etkilenmiştir. 1707 senesinde doğduğu yer olan Doğu Bayazîd’de ölmüştür.

Ehmedê Xanî; yaşamı boyunca Kürt halkı arasında yaşanan bölünmelere, aşiret çatışmalarına karşıt görüşler beslemiş, yurt sever bir kişilik tablosu çizmiştir. Tüm Kürtlerin ve tüm halkların eşit olduğuna inanır. Bu yüzden özellikle bazı şiirlerinin her mısrasını ayrı bir dilde yazarak Arapça, Farsça, Osmanlıca ve Kürtçe gibi dillerle eşitliği savunmuştur.

Eserleri:

1 – Mem û Zîn (Aşk destanı)
2 – Nûbara Biçûkan (Çocuk kitabı)
3 – Eqîdeya Îmanê (İman’ın esasları)
4 – Eqîdeya Îslamê (İslam İnancı)
5 – Fî Beyanî Erkanî Îslam (İslam’ın Temelleri)

6 – Ehmede Xani Külliyatı,

 

2- Bediüzzaman Said-i Kürdi (Nursi)

Bediüzzaman Said Nursi 1878’de, Bitlis’in Hizan ilçesinin Nurs köyünde, yedi çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının adı Mirza, annesinin adı ise Nure’dir. Küçük yaşından itibaren ilme merak salan Said, dokuz yaşından itibaren çıktığı ilim yolculuğunda birçok ilim merkezi medreselere uğradı.

  • 15 yaşında bir medrese öğrencisi iken hocası tarafından verilen Bedîüzzamân lakabı ismiyle birlikte anıldı. Çocukluğunda çevresindeki medreselerde eğitim gördü. Kendisinde görülen hafıza sebebiyle, önceleri “Molla Said-i Meşhur” diye tanındı. Daha sonra “Zamanın eşsizi” anlamında “Bediüzzaman” unvanıyla şöhret buldu.

Talebelik yıllarında temel İslamî ilimlerle ilgili doksan kitabı ezberledi. Şirvan, Siirt, Bitlis, Doğubayazıd ve Tillo’dan sonra 1894’te Mardin’e geçti. Oradan da Bitlis’e gitti, sonrada Van’da 12 sene kaldı. Esas hedefi, Van’da bir üniversite kurmaktı. Bu üniversitede din ilimleri ile fen ilimleri birlikte öğretilecek, etnik diller de (Türkçe farz, Arapça vacip, Kürtçe caiz olacak) serbest tutulacaktı. Bu üniversiteye, Kahire’deki Ezher Üniversitesi’nden hareketle “Medresetü’z-Zehra” ismini verdi.

1907 yılında doğuda Medresetü-z Zehra adında bir İslam üniversitesi kurmak fikriyle İstanbul’a geldi ve hayatı boyunca bu fikrini gerçekleştirmek için gayret gösterdi. 13 Nisan 1909 tarihinde tarihe “31 Mart Vakası” olarak geçen isyanda isyancıları yatıştırmaya çalıştı. İsyan bastırıldıktan sonra Said Nursi de olaya karıştığı iddiası ile tutuklandı. Fakat mahkemesi görüldükten sonra beraat etti.

Birinci Dünya Savaşı’nın ilan edilmesi ile birlikte, Said Nursi, yeğeni ve talebesi Molla Habib ile beraber, hemen gönüllü alay vaizi olarak Erzurum cephesine gönderilir. Enver Paşa tarafından milis alayı komutanı unvanını alan Bediüzzaman, savaş sırasında büyük başarılara imza attı. Rus ve Ermeni çatışması karşısında Bitlis’te Ruslara esir düştü.

Sen Petersburg ‘tan Varşova, Almanya, Viyana ve Sofya üzerinden trenle 1918 Haziranında İstanbul’a ulaşır. Şeyhülislam Musa Kazım Efendi’nin teklifiyle de Sultan Vahdettin tarafından kendisine ilmiye sınıfında “Mahreç” derecesi verilir (kahramanlık madalyası).

1925 yılında van’da eğitim faaliyetlerinde bulunurken, o sırada meydana gelen Şeyh Said hareketi sebebiyle, tedbir olarak 1926 yılında önce Burdur’a, ardından 25 Ocak 1927’da Isparta ve Isparta ili, Eğirdir ilçesine bağlı Barla’ya gönderildi. Burada sekiz yıl kaldı.

  • “Risale-i Nur” isimli Kur’an tefsirinin çoğu bölümlerini burada yazdı. Eserleri ve fikirleri sebebiyle 1935 senesinde Eskişehir Mahkemesine sevk edildi.

1936 yılında sürgüne gönderildiği Kastamonu’da eserlerini yazmaya devam etti. 1943’te Denizli Mahkemesi’ne, 1948’de Afyon Mahkemesi’ne sevk edildi. Kısacası, Bediüzzaman iktidarın istediklerini değil, Kur’ân’ın öğrettiklerini söylediği için hayatının yirmi sekiz yılı hapishane ve gözaltında geçmiştir.

  • Said Nursi, 23 Mart 1960 tarihinde 82 yaşında Şanlıurfa’da öldü. Naaşı Halilürrahman Dergâhı’nda kendisine ayrılan yere defnedildi. Ancak iki ay sonra 27 Mayıs 1960’da bir askerî darbe oldu. Millî Birlik Komitesi hükümeti Bediüzzaman’ın kabrinin nakledilmesine karar verdi. 12 Temmuz 1960 günü mezarı Urfa’daki yerinden alınarak Isparta’ya götürülerek şehir mezarlığına gizlice defnedildi.
  • Eserleri:

  • Divan-ı Harb-i Örfî 1909 1911Hutbe-i Şâmiye 1911 1911 (Ar.)Münâzarat 1911 1911Muhâkemat 1911 1911[3]Nutuk-I 1908-9 1912Teşhisü’l-İllet 1911 1912

    İşârâtü’l-İ’caz Fi Mazanni’1-Îcaz 1914-16 1918

    Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatı 1919 1919

    Nur’un İlk Kapısı 1925

    Sözler 1926-30

    Mektûbat 1929-34

    Barla Lahikası 1926-35

    Lem’alar 1932-36

    Şualar 1936-49

    Kastamonu Lahikası 1936-43

    Emirdağ Lâhikası-I ve II 1944-60

    Nur Âleminin Bir Anahtarı 1953

     

    3-Feqiyê Teyran Kimdir ? Hayatı, Eserleri

  • Kürtlerin Yunus Emre’si olarakda anılan Feqîyê Teyran veya Fakî-yi Tayran (d.1590 – ö.1660), asıl adı Muhammed olan Kürtçe şair, masal ve destan yazarı.En önemli eseri Hespê Reş’tir (Kara At). Bu eser 1965’te Moskova’da Kürtçe-Rusça olarak yayınlandı. Feqîyê Teyran Müküs’de (Wan Bahçesaray) dünyaya gelmiştir. Medrese eğitimi alan Teyran’a Feqîyê ismi, ilimden/talebe kelimesinden; Teyr/kuş ise (Mantık et-Tayr) adlı eserden gelir.Kelime manası olarak kuşların hocası anlamına gelmektedir.
  • Feqiyê Teyran Mahlas: Mihê, Feqiyê Gerok Doğum: 1590 Wan Ölüm: 1660 Wan Milliyet: Kürt Meslek: Şair,Yazar,Filozof Dönem: 17.yy Tür: Destan,Masal Akım: Kürt Edebiyatı İlk eseri: Hespê Reş
  • Feqıyê Teyran Kürt edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Feqiyê Teyran bir Kürt ozanıdır ve Kürtçeyle şiir yazan en eski ozanlardan bir tanesidir. Kürt Edebiyatı Tarihi’nde büyük bir şair, filozof, öykü ve destan yazarıdır. Şiirleri genel olarak lirik tarzda yazıldığı ve dilini de yalın, akıcı ve anlaşılır bir biçimde kullandığı için halk arasında ezbere bilinir. Şarkılara bile konu olmuş Feqîyê Teyran yazmış olduğu destan ve hikaye tarzı şiirleri, dilden dile dolaşır insanlar arasında. Feqî’nin Şêx Sen’an, Zembîlfiroş, Bersîsê Abid ve Kela Dimdim gibi destan ve hikayelerini bilen insan sayısı tahmin edilenden çoktur.
    Arapça ve Farsça dillerini, edebiyatını çok iyi bilmesine karşın o özellikle tüm yapıtlarını Kürtçe yazmıştır.

    Şiirleri:

  • Hespê Reş, Şêxê Senan (Senan Şeyhi), Qiseya Bersiyayî (Bersiyay’ın Öyküsü), Dilo Rabe Dilo Rabe, Ey Avê Av Xan, Dimdim, Bersîsê ‘A’bid Sîseban, Ellah Çı Zatek Ehsen e, Hey Av u Av, İro Jı Dest Husna Hebib, Bı Çar Keriman, Melayê Batê Kanê, Ez Çı bêjım, Feqe U Mela, Feqe u Bılbıl, Ay Dılê Mın, Qewi İro Zeif Halım, Dilber, Dılo Rabe, Çıya Ani, Dengbêjê Jaran i, Yar Tu yi, Feqıyê Teyran u Evina Dılan,  Mıhacır,  Dewran, Ê Bên, Feqıyê Teyran u Dilber,  Feqıyê Teyran u Qulıng, Feqıyê Teyran U Roj

4-Meleye Cıziri

Melayê Cıziri’nin gerçek adı Ahmed’dir. Doğum tarihi, kendisinin şiirinde belirttiğine göre Hicri takvime göre 974’te Cizre’de dünyaya gelmiştir. Miladi takvime göre 1566’a denk gelir.
“Ji herfan mah û salê me
Nehat der şiklê falê me”
Bu da ebced hesabına göre 974’ü gösterir.
Melayê Cıziri Botan aşiretindendir. Babasının adı Muhammed’dir. İlk hocası babasıdır. Sonra Kürdistan’ın birçok yerinde tahsilini devam ettirmiştir. Diyarbakır, Bingöl, Hasankeyf gibi farklı yerlerde ilim öğrenir. İmamlık icazetini Diyarbakır’dan Mele Taha’dan almıştır. Uzun süre Diyarbakır’ın Sırba Köyünde İmamlık yapmıştır. Sırba ve Hasankeyf’ten sonra Cizre’ye gelir ve hayatının sonuna kadar memleketi olan Cizre’de kalır. Botan Beyi Mir Şeref Han’ın danışmanlığını yapıyordu. İmameddin Bey (Şeref Han) Melayê Cıziri’ye çok değer verirdi.
Mela Ehmedê Cıziri “Aşkın Piri” olarak tanınır. Aşk şiirleri kısa bir süre öncesine kadar evlerde eşler arasında karşılıklı okunurdu. Bunların dışında divanının her bir bölümü kendi başına bir bilinç ve sanat kaynağıdır. Tarihten, felsefeye, Timurleng ve Cengiz’in barbarlığından, Sokrat’ın teorisine, astronomiden, dünyanın hareketlerine kadar birçok konuda şiir yazmıştır.
Mela Ehmedê Cıziri’nin divanı Kürt edebiyatı açısından büyük bir zenginliktir. Mela şiirlerinde Farsça, Arapça ve birkaç ta Türkçe kelime kullanmıştır. Buna rağmen şiirlerini zengin bir dille yazmıştır. Şiirlerin birçok Kürtçe atasözü ve deyime yer vermiştir. 1500e yakın kelime ile yazmış ve kelimelerinin çoğu Kürtçe’dir.
Şiirlerindeki duygu yoğunluğu okuyanları çok etkilemektedir. Melayê Cıziri şiirlerinde Türklerin ve Farsların Kürtlere yönelik haksızlıklarından da bahsetmiştir.
Melayê Cıziri ilmi alanda kendini geliştirmiş ve büyük bir alimdir. Şüphesiz Melayê Cıziri Mutasavvuf idi, bir alimdi.
Mele Xalıd Sadini Melayê Cıziri hakkında şunları söylüyor; “Melayê Cıziri’nin divanında O’nun, bütün hikaye, eski rivayet, örf, adet, İslami ve ondan önceki ilmi kavramlara hakim olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda O çevre halkların tarih ve ananelerinden de haberdardır.”
Mela Ehmedê Cıziri ve Feqiyê Teyran’ın atışmalarından anlıyoruz ki O 1631’de Cizre’deydi. Divanını da o yıl (1631) bitirmiştir. Feqiye Teyran “Îro girya me tê” isimli şiirinde Mela’nın ölümünü işler. Buna göre hicri 1050 yılında (M:1640) vefat etmiştir.
Mezarı şimdi Cizre’de, “Medresa Sor”dadır.
Eserleri: Divan (140 şiir’den oluşur) ve ağızdan ağza bize kadar ulaşan birkaç şiiri vardır.

 

5-Mevlana Halid-i Kürdi (Bağdadi) (1779 – Süleymaniye – 1827 Şam)

Mevlâna Hâlid-i Şehrezorî Kürdi-Bağdâdî İslâm tarihinde , 19. Asırda damgasını vurmuş , İslam Dünyasının son iki yüz yılını etkilemiş Nakşibendiliğin en önemli meşâyihinden olup, Nakşibendiyye-i Müceddidiyye’nin Hâlidiyye şubesinin kurucusudur. Ailesi, Kürtlerin Câf aşiretinin mikâilân kolundan olup, Ahmed Ağa’nın oğludur. Hicri 1193/1779 tarihinde Süleymaniye sancağına bağlı Karadağ kasabasında dünyaya gemiştir.

Hocaları: Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî hazretleri, zamanının en büyük âlimlerinden olan; Muhammed bin Âdem-i Kürdî, Sâlih-i Kürdî, Abdürrahmân-ı Kürdî, Abdürrahîm Berzenci ve onun kardeşi Abdülkerîm Berzencî, Abdullah-ı Harpânî ve daha pekçok âlimden ilim öğrendi. İcâzet (diploma) aldı.

Mevlâna Hâlid hazretleri Şâm’da bu şehirde vâki olan vebâ/tâun salgını neticesinde oğulları Bahaeddin ve Abdurrahman’ın ardından, 14 Zilka’de 1242/9 Haziran 1827 Tarihinde Cum’a gecesi Dâr-ı Bekâ’ya irtihal eylemişlerdir. Türbesi Şâm-ı Şerîf’de, Kasyon tepesindedir.

Eserleri: Dîvân (Farsça-Arapça-Kürtçe), Farsça-Arapça Mektubat, Siyalkutî Üzerine Tâlikât, Makâmat-ı Hariri Şerhi, İrâde-i Cüz’iyye Risalesi-El-İkdu’l-Cevheri, İtikadnâme (Farsça Cibril Hadisi Şerhi), Risâle-i Hâlidiyye.

 

6-Cigerxwîn Hayatı ve Eserleri

Asıl adı Şehmus Hasan olan Cigerxwin, 1903’te Mardin’in (şuan Batman’a bağlı) Gercüş ilçesine Hisar (Hesarê) beldesinde doğdu. 1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın başlaması sonucu ailesi ile birlikte Suriye’de bulunan Amude şehrine göç etti. Daha sonra bu ülkede 1921’de İlahiyat Fakültesi’ni bitirerek din görevlisi olarak hizmet etmiştir.

1946 yılında Kamışlı’ya geçen Cegerxwîn burada aktif politikaya atıldı. Aynı yıl “Civata Azadî û Yekîtiya Kurd” (Özgürlük Meclisi ve Kürt Birliği) adlı siyasi yapılanmanın başına getirildi. Kendisi 1948 yılında Suriye Komünist Partisine üye oldu. Altı yıl sonra Suriye Parlamentosu’na girebilmek için bu partiden milletvekili adaylığını ilan etti. 1957’de partisinden ayrılarak daha önce kurmuş olduğu “Azadî” (Özgürlük) örgütündeki kişilerle birlikte Suriye Kürt Demokrasi Partisi’ni kurdu. 1963 yılında siyasi düşüncelerinden ötürü Şam’da tutuklandı.

1969 yılında Kuzey Irak’a giderek orada bulunan Mustafa Barzani’nin ayaklanmasına destek verdi. 1973’te ise Lübnan’a geçerek şiir derlemeleri olan “Kîne Em?” (Biz kimiz?)’i yayımladı. 1976 yılında gizlice Suriye’ye giderek üç yıl boyunca İsveç’e kaçış planını hazırladı. Stockholm’e geldiğinde 76 yaşına giren Cigerxwîn burada diğer eserlerini yayımlamaya başladı.

81 yaşında burada hayatını kaybeden şairin cenazesi daha sonra Kamışlı’ya defnedildi.

Eserleri
Şiirleri
Diwan Dîwana yekem: Prîsk û Pêtî, 1945 Şam.
Diwan Dîwana diwem: Sewra Azadî, 1954 Şam.
Diwan Dîwana siyem: Kîme Ez? , 1973 Beyrut.
Diwan Dîwana çarem: Ronak, Roja Nû Yayınevi, 1980 Stockholm.
Diwan Dîwana pêncem: Zend-Avista, Roja Nû Yayınevi, 1981 Stockholm.
Diwan Dîwana şeşem: Şefeq, Roja Nû Yayınevi, 1982 Stockholm.
Diwan Dîwana heftem: Hêvî, Roja Nû Yayınevi, 1983 Stockholm.
Diwan Dîwana heyştem: Aşîtî, Avesta Yayınevi, 2003 İstanbul.
Diwan Dîwana nehem: Salar û Mîdya, Avesta Yayınevi, 2003 İstanbul.
Diwan Dîwana dehem: Şerefnama Menzûm, Avesta Yayınevi, 2003 İstanbul.

Öykü
Reşoyê Darê, Lîs Yayınevi, 2008 Diyarbakır.
Cim û Gulperî, Lîs Yayınevi, 2008 Diyarbakır.

Dil ve Kültür Hakkındaki Eserleri
Destûra Zimanê kurdî (Kürt dil bilgisi), 1961 Bağdat.
Ferheng, perçê yekem (Sözlük, 1. Bölüm), 1962 Bağdat.
Ferheng, perçê diwem (Sözlük, 2. Bölüm), 1962 Bağdat.
Folklora Kurdî (Kürt Folkloru), Roja Nû Yayınevi, 1988 Stockholm.

Tarih İle İlgili Eseri
Tarîxa Kurdistan (Kürdistan tarihi) (bu eseri ölümünden sonra yayımlanmıştır), 3 ciltli, 1985-1987, Stockholm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir